USD18,42
EURO17,85
GBP20,00
BIST3.281,61
GR. ALTIN973,28
BTC353.353,12
25 Eylül 2022, Paz

ÖZEL | Alper Şahin: “Kalite ile gelen kritik 3 puan…”

featured
service

Alper Şahin, dün oynanan Antalyaspor – Galatasaray karşılaşmasına dair analizlerde bulundu.

Kasım ayında Katar’da yapılacak Dünya Kupası Avrupa’da bir çok ligin erken başlamasına sebep oldu. Türkiye Süper Ligi’de bundan nasibini aldı ve Ağustos başında çok özlediğimiz sadece ismi “Süper” ligimiz başladı. Geçtiğimiz günlerde Mertens ve Torreira ile Avrupa transfer piyasasında ses getiren Galatasaray, modern futbol normlarını, verdiği kararlarla destekleyen Nuri Şahin’in yönettiği Antalyaspor karşısındaydı. “Ligimiz 5 Ağustos’ta başlıyor, çekindiğiniz veya oynamak istemediğiniz müsabaka hangisi olur?” sorusu sorulsaydı (büyük ihtimalle sizler gibi) benim cevabımda “Antalyaspor Deplasmanı” olurdu. Sıcaklık, nem ve deplasmandan öte, Nuri Şahin’in ilk defa ekibi ile geçirdiği hazırlık dönemi ve Antalyaspor’un transfer döneminde yaptığı önemli hamleler bu sebeplerden bazıları. Dahası, Nuri Hoca’nın ve Antalyaspor’un, geçen sezon sergilediği performansını da caydırıcı faktörler arasına yazabiliriz.

Muhtemel 11’lere baktığımızda, Galatasaray’ın orta saha ikilisinin Mitsjö ve Sergio Oliveira olacağına kesin gözü ile bakılıyordu. Okan Hoca’nın Berkan Kutlu tercihi bizleri bir nebze şaşırtsa da ilk maç olduğundan dolayı, hazır olan Mitsjö’yu oynatmamasını anlayışla karşılamalıyız. Bu maçtan sonra ben Berkan’ın daha çok rotasyon oyuncusu olarak kullanılacağını düşünüyorum. Özellikle anlaşılan o ki; Sergio Oliveira’dan sol içte faydalanmak gibi bir plan var. Berkan Kutlu sol içte daha rahat oynayan bir oyuncu ve sağ içe nazaran sol içte daha çok alan tarayabiliyor. Ayrıca, sağ içte ilk dokunuş ile daha çok zaman kaybediyor. Zaten Mitsjö’nun oyuna girişi ile hem topu hem de oyunu (sağdan sola) daha hızlı çeviren bir Galatasaray sahada yer aldı.

Altı çizilmesi gereken bir başka pozisyon, sağ bek mevki. Benim de beklediğim gibi, Okan Hoca Sacha Boey’i tercih etti. Ali Turap çok yetenekli bir oyuncu ve bazı özellikleri ile (sağ içte ki pas oyunu) Sacha Boey’in önünde. Fakat ülkemizde olan maalesef acımasız linç kültürü ve maçın zorluk derecesi, Boey tercihinin doğruluğunu kanıtlar gibi. Kötü bir ilk yarıdan sonra, “Kamp Görmeyen” Boey ortalamanın üstünde bir ikinci yarı çıkarttı. Defansta hızlı ve öngörülmesi güç, rakibine karşı üstünlük sağlarken, ofansta çok daha istekli idi. Yaşı ve fiyat/performans indexi göz önüne alındığında, Boey Dubois’nin yerine çok daha uygun bir alternatif. Ali Turap ile 2. tercih için forma rekabetine girebilir diye düşünüyorum, yeter ki mental olarak hazır olsun.

Oyunun genelinde her ne kadar Antalyaspor tehditkar bir oyun sergilese de, Galatasaray hem topa sahip oldu hem de özellikle ikinci yarı oyuna daha çok hükmetti. Comparisonator verilerine göre, 54 atak aksiyonu yapan Galatasaray bunların 21’inde başarılı oldu. Emre Akbaba’yı aktive edebilmek için Yunus Akgün’un yada Seferovic’in atak aksiyonlarının merkezi olması gerektiğini, daha önce GS TV’de ve Futbol Bizde yaptığım analizlerde dile getirmiştim. Emre Akbaba’nın kullanma kılavuzu bir gün yazılırsa, 1. sırada “onu gol çizgisine yakın yerlerde topla buluştur” maddesi olacaktır. Bu yapılamayınca Emre Akbaba hep eleştirilerin odağı olacaktır. Yunus Akgün ve Muslera kusursuz oynadı, hücum hattında Yunus’un oyun kalitesine ulaşamayan Emre Akbaba ve Kerem, ofansta ki tehditkar yapıyı bozdu.

Comparisonator verilerinden gördüğümüz gibi Antalyaspor özellikle Rakip sahada kazandıkları toplarla tehlike yarattı ve bu alanda 14/9 Galatasaray’a üstünlük kurdu. Ayrıca, etkili direkt futbolun örneklerini sergileyen Antalyaspor, Galatasaray’ın defans arkasına attığı toplar ile tehditkar bir oyun sergiledi. Galatasaray için bu konuda tehlike çanları çalıyor, özellikle beklerin ters kademelerdeki yetersizliğini ve defans hattının uyumsuz çizgisel kurulumunu ilk sıralara yazabiliriz.

Her şeye rağmen, Mitsjö değişikliği, Galatasaray’ın oyununa kalite katsa da, maçı kazandıran karar Okan Hoca’nın Gomis’i oyuna alıp, Seferovic’i CF (2. Gezici Forvet, Merkez Forvet yada 10 Numara duruma göre değişen bir jargon) pozisyonuna çekmesi idi. Zaten Galatasaray’ın aldığı 3 puan, kalite ile geldi. Bağlantı oyununda güçlü ve mükemmel ilk dokunuşu olan Seforovic, Mitsjö’den gelen doğru “late run” geç koşu ve milimetrik pas, ve gol vuruşunda önce sola deplase olup, oyun vizyonunu gösteren Gomis. Süper Lig’de şampiyonluklar; kalite ve oyun istikrarı ile geliyor. Şüphesiz ki Galatasaray, takıma katılacak oyuncular ile Süper Lig’in şifresini çözmek isteyecektir.

Alper Şahin Twitter

Futbol Biz Twitter

Comparisonator

16
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
ÖZEL | Alper Şahin: “Kalite ile gelen kritik 3 puan…”

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

3 Yorum

  1. 2 ay önce

    Güzel kailteli anlatım. Okurken pozisyonları tekrar izlemiş gibi oldum emeğine sağlık Alper Şahin.

    Cevapla
  2. 2 ay önce

    Çok kaliteli bir analiz. Teşekkürler.

    Okan hocanın oyuncu değişikliği oyun felsefesi için iyi bir fikir verdi. 96-2000 yıllarındaki futbolun sinyallerini aldım.

    Cevapla
  3. 1 ay önce

    Alper Bey enfes yorumlarınızı keyifle okudum, inşallah sadece bu hafta değil her hafta bu sayfada yazarsınız.

    Cevapla
Giriş Yap

ATISTICS MEDYA ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!